Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Cactus Flos

Çok uzaksın bana, yetişemiyorum. Esnemekten kaslarım parçalanıyor, sana bir kez dokunabilmek için. Gecenin siyahı saçların, sonbaharın kör yeşili o gözlerin. Çiçekler gibi güzel fakat ömrü az gülüşün. Her halimle senin içindim. Her halini benim için sanmıştım. Ölüme çeyrek kala yazıyorum sana. Tekrar görüşmeyeceğiz belki, öyle samimi bir ölüm güzelliği var üstümde. Hayal ettiğim gibi misin acaba? Ne güzel kokarsın bilmiyorum. Yüreğinde yerim yok, farkındayım. Kırgınım kadere fakat dargın değil asla. Seni sevmek hayatımdaki en güzel his. Simsiyah gökyüzüm aydınlandı gülüşünle. Nasıl minnettar olmayayım sana? Bir selamına diz çöktü gönlüm. Biliyorum, filmlerde böyle olmuyordu. Canım biraz yanıyor. Hayallerimde ne de güzeldi her şey. Gerçek olması için kurmamıştım evet, olmayacağının farkındayım. Ama sen söyle, başka nasıl yükselebiliriz gökyüzüne? Koca bir evrende nasıl baş başa kalabilirdik? Biraz canım yanıyor şimdi belki ama hayallerimde çok mutluydum. Biraz canım yansa sorun olmayaca

Videntis

Nasılım? Pek iyi sayılmaz hocam. Henüz bir cenazeden ayrıldım. Tüm kasveti sırtımda hala. Bir de üstüne kafadakiler var tabii. Gülünüp geçilecek gibi değil maalesef. 38 yıl süren bir sızı. Belki biz atlamışızdır gülünüp geçilecek yaşı. Emin değilim hiçbir şeyden haliyle. Sen kimsin inan onu bile bilemiyorum hocam. Böyle kambur oluyormuş demek insan. Şimdi baktığımda gözlerim ayaklarımdan başka bir şey görmüyor. Aslına bakarsan artık tökezlemiyorum. Belki dolu tarafından görmeliyimdir bu yükü. Neye inanmam gerektiğini bilmiyorum. Sizden isteğim yardım değil, sadece biraz vaktiniz. Yükümün bir kısmını bırakıp  devam etmeyi umuyorum. Neden mi? Gidecek çok yolum var. Nereye, neden gittiğimi bilmiyorum. Tek bildiğim devam etmeliyim. Yeni doğmuş bir çocuk gibi gözyaşlarıyla tutunmalıyım hayata. Neye inanmam gerektiğini bilmiyorum demiştim ama inanmam gereken bir şey olduğunu biliyorum. Bu sebeple yolum uzun hocam. Mola vermek fayda etmiyor. Yürüdüğüm bu yolda her saniyem acı dolu. Kusura bak

Monitus

Tüm gece kalkmamıştı bilgisayar başından. Yetiştirmesi gereken tonla işe ve kısıtlı süreye sahipti. Güneşin doğmasıyla yandı gözleri. Bir sigara yaktı, güneşi selamladı. Derin ve hızlı nefesler alıyordu. “Zamanla yarışmak ne kadar anlamsız” diye söylendi. Her saniye değişen düşüncelerini kontrol edemiyordu. Son bir nefes sonra döndü bilgisayarına. Güneşten öğrenmişti saati, tekrar bakmadı. Uyuması gerektiğinin farkındaydı. Zamana karşı bir mücadele daha kaybetmeye hazırdı. Kulaklarında derinlerden bir ses ismini sayıklıyordu. Çağırıldığını görmezden gelip uykuya dalmaya çalıştı. Bir şeyler düşünmekten alıkoyamıyordu kendini. Bilgisayarı kapattığı gibi kendini kapatmayı düşündü. Belki mümkündü. Düşündüğü her saniye yatak daha rahatsız hissettiriyordu. En uygun pozisyonu arıyordu hala uyumak için. Belindeki ağrı engelliyordu bir çok fikri. Tüm bu düşüncelerin arasından sıyrılıp kapatabildi kendini sonunda. Biraz dinlenebileceğini düşünmüştü en son. Başucundaki telefon çalıverdi. Her zama