Ana içeriğe atla

Devrim Şehidi

Devrim Şehidi; Mustafa Fehmi Kubilay’a

Uğruna hayatını hiçe saydığın milletinin evlatlarına bilgi aşılamak için öğretmen olmak istiyordun. Bir terzi çırağıyken daha hayallerini kuruyordun öğretmenliğin. O çok sevdiğin devletine, milletine yararlı bir birey olmak için azmederek koştun hayallerinin peşinden. Bir hiçliğin içinde kaybettik seni. Sahip çıkamadık, koruyamadık. Cahil aklımız, bir avuç güç peşinde dini kullanan yobazlara yenildi. Çıktı bir derviş palavradan; Mehdiyim ben, bunlar dinsiz bizi öldürecekler dedi. Halkı galeyana getirdi. Gördün olanları, gördün Atamız hakkında “dinsiz” ithaflarını. Dayanamadın, düşünmeden sarıldın çakaralmazına, yürüdün hainlerin üstüne korkmadan. Ateş ettin ama ne fayda, dağılmadı kalabalık, daha da büyüdüler cahillikleriyle. Kanmışlardı bir kez dinin yok edildiği yalanına. Öldürmek istediler seni, gözlerini kan bürümüştü bir kez, dönüşü olmadığını bile bile feda ettin kendini bu güzel vatana. Arkandan atıldık, izinden gittik ama kimse dinlemedi bir iki köy bekçisini, sana ağlayarak şehit olduk arkandan. Taktılar başını bir sancağa, dolaştırdılar Menemen sokaklarında. Binlerce kişiden sesini çıkaran olmadı sana yapılan zulme. Herkes öylece izledi seni, en küçüğünden en büyüğüne. Paşaya ulaştı haber, çattı kaşlarını; Menemen'i haritadan silin dedi ardından. Vilmodit ilan edilecekti Menemen, bir utanç anıtıyla yalnız bir şehir olarak kalacaktı. Önce durdu yetkililer, Paşanın sinirinin geçmesini beklediler biraz, hala bir umut vardı Menemen için. Bu sırada Menemen'de palavradan dervişler, sahte mehdiler yani kısaca Şehit Kubilay'ın kanı kimin ellerinde ise hepsi yavaş yavaş alınıyordu tartıya. 36 kişi idam edildi önce, şehidimizin kanı yerde kalmamalıydı. Onlarca kişi hapse girdi ardından. 3 Şubat geldi çattı, Menemen'de darağacı kuruldu onlarca, 28 kişi de o gün, Kubilayın şehit olduğu yerde idam edildi. Gökyüzünen bir yerden içi rahat bir şekilde izliyordu Kubilay, herkes bunda hemfikirdi. Bir anıt dikildi ilçenin göbeğine, belki bir utanç anıtı değildi lakin yeterince utandırmıştı tüm Menemen insanını. Menemen değişti, zihniyet yenilendi, millet bir şeyleri farkına varmaya başladılar bu olay sonrasında, artık devletine bağlı, yenililiğe açık ve en önemlisi geleceğin Türkiye olduğunu anlamıştı insanlar. Ve şimdi biz hala sizin anıtına bakarak saygı duruşundayız , gözümüzde bir damla yaş ile. Her devrim dendiğinde aklımıza ilk siz geliyorsunuz, siz geçiyorsunuz kalbimizden. Hala bir ince cümle ile anyoruz sizi. "İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz."

Yorumlar

Çok okunanlar...

Henüz Ölmemişken

Henüz ölmemişken diye başladı yazısına, bir şeyler daha bırakmak istiyordu bu dünyaya. Kanser olduğunu öğrendiğinden itibaren karamsar bir halde oturup vahlanmak yerine tüm hayatı boyunca yazdığı eserlerin neredeyse iki katını yazmıştı. Yazmaya da devam ediyordu asla öleceğine inanmayan yazar. Daha yeni doğan bir bebekken başladı sancılarım diye devam etti. Haklıydı. Henüz yeni doğmuşken garip hastalıklar peşini bırakmıyor, hastane ona hapis oluyordu adeta. Geçmişine dair pek bir anı hatırlamayan yazar hastanenin her köşesini, her bakıcısını adeta ezbere biliyordu. Yattığı odayı, alamadığı nefesi, tüm dünyası olan oyuncaklarını… Yazar devam etti. Böyle gelip geçti seneler, ben dünyadan habersiz. Bağlamışlar her yerime kabloları, kelepçe gibi fakat hayatta kalmayı istediğimden şüpheliyim diyordu. O zamanlardan gördüğünü hissediyordu acıyı. Her seferinde ziyaretine gelen dedesinin ağlamalarından anlamıştı çok yaşamayacağını. Buna rağmen inat ettim ya, etmez olaydım. Şimdiye kadar bir şe

Son Bir Şiir

Sevgilim, sevgim, sevincim, sevdiğim… Tüm gece ciğerlerime dolar gibi sıkışıyor göğsüm. Fabrika bacalarından çıkan tüm dumanları soluyorum sanki. O siyah renkli, içinde şimşekler kaçan bulutlar gitmiyor başımdan. Bir saniye olsun rahat nefes alamaz oldum artık. Her an ciğerlerimde bir ağrı, kalbimde bir sızı. Ölüp bırakmak istiyorum her şeyi. Diğer dünyadan benim için üzülecek bir kaç insanı izlemek istiyorum. Zor geliyorken sensiz yaşamak, seninle yaşamaktan da nefret ediyorum. Canımı yakıyorken seni sevmek, bir yanım senden hala vazgeçemiyor. Ne kadar kızsam da kendime bir faydasını görmedim henüz. Senden kaçıp kurtulmak istiyorum artık. Canımı yakmana izin veremem, vermemeliyim. Bundan çok sıkıldım biliyor musun? Sürekli kafamın içinde olmandan bıktım. Ben seni sevmiyorum. Artık sevmiyorum. Lütfen git artık. Bir hafıza kaybı yaşamayı bile göze alıyorum seni nasıl sevdiğimi, beni nasıl sevdiğini, sana olan aşkımı unutmak için. Her geçen gün artan bu yorgunluk ve bitkinlik senin

Kirli Sokaklar

"Sokakta parçalanmaya mahkum bırakılmış birkaç hayat." Bunları yazmayı ben istemedim, bunları yazmaya beni Sokaklar zorladı. Bugün 14 Şubat 2021; Adım Jeff, Bugün 21 yaşındayım. Ölümümün üzerinden 3 sene geçti, cesedim hala soğuk sularda. Artık eskisi gibi mülteciler gelmiyor yanıma. Onları buldunuz, BENİ DE BULUN. Bugün 18 Kasım 2017; Bir hayalim daha yeşeremeden soldu günlük. Bu hayal bir futbol maçı veya başlayamayan bir aşk değil, bu hayatım olmasını istediğim müzik. Daha yeni başlamışken uğraşmaya bir araba kazasında bütün hayallerimin bitebileceği aklıma gelmemişti. Belki bir ilki başarabilirim ama bu işi dilsiz olarak yapmak olanaksız görünüyor. Babamı kazada kaybettikten sonra annemin yanına gittim. İlk defa onu bu kadar mutlu görmüştüm. Benim gelmeme miydi bu sevince yoksa babamın gitmesine mi anlayamamakla beraber hızlıca odama taşındım. Alışmamın zor olacağı şeyler belliydi, yeni bir okul, yeni bir hayat, yeni bir düzen ama alışmaktan asla