Ana içeriğe atla

Yaban Çiçeklerine Sesleniş

Çok yoruldum bu hayatı yaşamaktan. Ya başka seçenekler sunun önüme ya da tüm zincirleri tek darbede kırar kaçarım nefret dolu habitatınızdan. İğrenç kukla iplerinizi çekin üstümden. Ya bırakın iplerimi kendi elime ya da bir bıçak alır keserim tüm damarlarımı acımadan. Sıkıldım gözleriniz altında günlük vardiyaları tamamlamaktan. Tüm kanımı küvete akıtacak cesaretim yok mu sanıyorsunuz? Sırf sizi haksız çıkarmak için bile, gözümü kırpmadan saplarım neşteri kalbime. Arzularınız için daha fazla canileşmeyeceğim artık! Sizlere başka bir seçenek sunmuyorum. Bu aptallıktan artık zevk almıyorum. Ya kabul edin ağlamanın acınılacak bir durum olmadığını ya da gözyaşlarımla taşırırım tüm deryayı. Sıkmaktan ufalandı ulan tüm dişlerim! Bıktım tüm cahilliklerinize ağzımı kapamaktan. Ya avazım çıktığı kadar bağırırım artık ya da koparır atarım bu dili. İki kelama kırılacak olan bu sahte kelepçeleriniz sıkıyor artık bileklerimi. Elimde bir kalem ve boş bir sayfa var. O iğrenç silahlarınıza rağmen korktuğunuz bir kalem ve boş bir sayfa. Vuracaksanız vurun ulan başımı! İnkar ediyorum, harika diye dayattığınız aslı kahpe düzeninizi. Ne zincirleriniz tutabilir beni artık ne de kelepçeleriniz. Doldum, taştım. Ya özgür bırakırsınız ruhumu ya da tüm nefretimin kusmuğunda boğarım sahip olduğunuz tüm kuklaları. 

Yorumlar

Çok okunanlar...

Henüz Ölmemişken

Henüz ölmemişken diye başladı yazısına, bir şeyler daha bırakmak istiyordu bu dünyaya. Kanser olduğunu öğrendiğinden itibaren karamsar bir halde oturup vahlanmak yerine tüm hayatı boyunca yazdığı eserlerin neredeyse iki katını yazmıştı. Yazmaya da devam ediyordu asla öleceğine inanmayan yazar. Daha yeni doğan bir bebekken başladı sancılarım diye devam etti. Haklıydı. Henüz yeni doğmuşken garip hastalıklar peşini bırakmıyor, hastane ona hapis oluyordu adeta. Geçmişine dair pek bir anı hatırlamayan yazar hastanenin her köşesini, her bakıcısını adeta ezbere biliyordu. Yattığı odayı, alamadığı nefesi, tüm dünyası olan oyuncaklarını… Yazar devam etti. Böyle gelip geçti seneler, ben dünyadan habersiz. Bağlamışlar her yerime kabloları, kelepçe gibi fakat hayatta kalmayı istediğimden şüpheliyim diyordu. O zamanlardan gördüğünü hissediyordu acıyı. Her seferinde ziyaretine gelen dedesinin ağlamalarından anlamıştı çok yaşamayacağını. Buna rağmen inat ettim ya, etmez olaydım. Şimdiye kadar bir şe

Son Bir Şiir

Sevgilim, sevgim, sevincim, sevdiğim… Tüm gece ciğerlerime dolar gibi sıkışıyor göğsüm. Fabrika bacalarından çıkan tüm dumanları soluyorum sanki. O siyah renkli, içinde şimşekler kaçan bulutlar gitmiyor başımdan. Bir saniye olsun rahat nefes alamaz oldum artık. Her an ciğerlerimde bir ağrı, kalbimde bir sızı. Ölüp bırakmak istiyorum her şeyi. Diğer dünyadan benim için üzülecek bir kaç insanı izlemek istiyorum. Zor geliyorken sensiz yaşamak, seninle yaşamaktan da nefret ediyorum. Canımı yakıyorken seni sevmek, bir yanım senden hala vazgeçemiyor. Ne kadar kızsam da kendime bir faydasını görmedim henüz. Senden kaçıp kurtulmak istiyorum artık. Canımı yakmana izin veremem, vermemeliyim. Bundan çok sıkıldım biliyor musun? Sürekli kafamın içinde olmandan bıktım. Ben seni sevmiyorum. Artık sevmiyorum. Lütfen git artık. Bir hafıza kaybı yaşamayı bile göze alıyorum seni nasıl sevdiğimi, beni nasıl sevdiğini, sana olan aşkımı unutmak için. Her geçen gün artan bu yorgunluk ve bitkinlik senin

Kirli Sokaklar

"Sokakta parçalanmaya mahkum bırakılmış birkaç hayat." Bunları yazmayı ben istemedim, bunları yazmaya beni Sokaklar zorladı. Bugün 14 Şubat 2021; Adım Jeff, Bugün 21 yaşındayım. Ölümümün üzerinden 3 sene geçti, cesedim hala soğuk sularda. Artık eskisi gibi mülteciler gelmiyor yanıma. Onları buldunuz, BENİ DE BULUN. Bugün 18 Kasım 2017; Bir hayalim daha yeşeremeden soldu günlük. Bu hayal bir futbol maçı veya başlayamayan bir aşk değil, bu hayatım olmasını istediğim müzik. Daha yeni başlamışken uğraşmaya bir araba kazasında bütün hayallerimin bitebileceği aklıma gelmemişti. Belki bir ilki başarabilirim ama bu işi dilsiz olarak yapmak olanaksız görünüyor. Babamı kazada kaybettikten sonra annemin yanına gittim. İlk defa onu bu kadar mutlu görmüştüm. Benim gelmeme miydi bu sevince yoksa babamın gitmesine mi anlayamamakla beraber hızlıca odama taşındım. Alışmamın zor olacağı şeyler belliydi, yeni bir okul, yeni bir hayat, yeni bir düzen ama alışmaktan asla